Kıyafetlerimizin şıklığını tamamlayan olmazsa olmazı olan gardıroplarımızda ki en çok yeri ona ayırdığımız ayakkabılar

Kadınlar için ayakkabı vazgeçilmez bir aşktır, dense de bence aşkı ayağa düşürmeyelim. Tabi ki vazgeçilemez bir tutku olduğu yadsınamaz bir gerçek. Her ne kadar Bişri Hafi zamanında yaşasaydım da yalın ayak gezseydim desem de ayakkabılara bende kayıtsız kalamıyorum. Bu kadar çok rağbet gösterdiğimiz şıklığımızın bir parçası olan ayakkabıların birazda zaman tünelinde gezelim. 

collage

İnsanoğluyla var olduğu düşünülen ayakkabıların ilk şekli düzeltilmiş otu ilkel iplerle bağlayarak yapılmıştı. O zamanlar yapılan ayakkabıların sadece ayağı koruyacak olması yeterliydi. Mısırlılar 3500 yıllarında  ıslatılmış kumda ayaklarının kalıplarını çıkarıp ham deriyle bağlayarak yaptıkları sandalet ile ayakkabının ustası olarak tarihe geçtiler.

Sandaletler Eski Yunan ve Roma dönemlerinde de yaygın olarak kullanılırdı. Her giyen sandaletlerini kendi zenginliğine, statüsüne göre mücevher veya ender bulunan değerli taşlarla süslüyordu. 4. yüzyıla gelindiğinde Bizanslılarda ise sandalete karşılık  kahverengi ve siyah deriden yapılmış terlik ve kapalı ayakkabı tercih edilirdi. Çizmeyi ise ata binerken sürtünmelerden bacağı korumak için binici olan tüm halklar giyerdi.

collage

İlk ökçeli ayakkabılar Asurlular da görülür. Moğollar ise atlıların üzengilerini rahat kavraması için dolgu topuk giyen ilk millettir. Eski Yunan ve Romalıların M.Ö. 500′ ler de sahnede boylarını uzun göstermek için yüksek mantar tabanlı modeller giydiklerine rastlanır.

collage

En ilginç ayakkabı olarak tarihe geçen model Türk takunyası “Chopine” dir. Yüksek tabanlı bu süslü kadın ayakkabılarının taban boyu Lübnan’da 60 cm Venedik’de 75 cm’e kadar çıkar. Türkiye ve Venedik‘de bu modelin kadınların sokağa daha az çıkmaları için uyarlanırken Lübnanlı kadınlar ise tozdan, çamurdan korunmak için giyerlerdi. Mimar Sinan‘da kadın hamamlarının mimarisini bu topuklara göre tasarlar. 16. yüzyılda Avrupalıların asilleri ise halkın bastığı yerden uzak olmak için tercih ederlerdi.

Topuklu ayakkabı ilk erkeklerde moda olur. Kadınlar uzun elbise giydikleri için ayakkabı pek de umurlarında değildi. Kadınlar için topuklu ayakkabıların şıklık olarak tercih ettikleri tarih 1533’dür. Bu şıklığı bir dahinin icat ettiğini tahmin eder miydiniz?

Floransa’nın ünlü ailelerinden Medicis kızları Cetherine’yi görkemli bir törenle bir Dükle evlendireceklerdir. Kızların ufak tefek görüntüsüne çare ararken Leonardo da Davinci imdatlarına yetişir ve topuklu ayakkabıyı icat eder. Cetherine’nin görünüşüyle dikkat çeken bu model kadınların beğenisini kazanarak hızla yayılır.

18.yy’ da topuklu ayakkabı zengin olan hem erkek hem kadın için statü simgesi olur. İşçi sınıfı ise kullanışsız ve pahalı olduğundan tercih etmezdi. Erkek giyiminde kuyruklu ceket kısa pantolon moda olunca erkekler daha gösterişli topuklu ayakkabılar giymeye başlar.

collage

İsmini Louis’den alan louis topuklar kadın ve erkekler arasında popüler olur. Rahmetli Zeki Müren’ de de gördüğüm kitten topuklar, Marilyn Monroe’nin giymesiyle dikkat çeken sitiletto (iğneli ) topuklar topuklara çeşitlilik katarak vitrinlerde ki yerlerini alarak moda olurlar.

Ayakkabılar da siyah ve kahverengi dışında kullanılan ilk renk kırmızıdır. Ayakkabının tümünde değil uç veya topuk kısmında  kullanılır. Roma imparatorluğunda erkeklerin, Osmanlıda ise Yahudilerin renkli ayakkabı giymeleri yasaklanır.

Ayakkabının geçmişinde bana en ilginç gelen ise 1900′ lü yıllara kadar sağ ve solun olmaması aynı tip olmasıdır. (Günümüzde çocuklar için tercih edilebilir sürekli ters giymekten kurtulurlar.) Aynı zamanda bu yıllarda erkekler topukludan -nihayet- vazgeçerken  kadınlığı simgeleyen modeller moda olmaya başlar.

Fransa’dan başlayarak tüm dünyaya kadınsı şık topuklar yayılır. Artık topuklu ayakkabılar kadınların kıyafetlerindeki şıklığın vazgeçilemez bir parçası olmuştur. Ne rahatsızlığı ne de fiyatı topuklu ayakkabıya olan rağbeti hiç bir zaman azaltmaz.

Eskiden çoğu kadın sokağa bile topuksuz çıkmazken günümüzde yapılan araştırmalar da her 10 kadından sadece 4’ü topuklu tercih ettiğini söylüyor. İnsanların ayak sağlığını önemseyip bilinçlenmesi ve rahatlığın öncelik olması babet ve ortopedik ayakkabıların moda olmasına sebep olsa da topuklu ayakkabılar vazgeçilemeyen olarak vitrinlerdeki yerlerini korumaya devam ediyor.

Görülen o ki topuklu ayakkabıların boya olan katkısından ziyade ayakları daha küçük, zarif göstermesi, bacakların daha sıkı durması ve tabi ki kıyafetinin duruşuna yüzde elli artı puan eklemesi sebebiyle modada hiç bir zaman yerini kaybetmeyecektir. Kadınların tutkusu olarak alışverişlerde en çok ilgiyi görmeye devam edecektir.

Yorum Yap


CAPTCHA Image
Reload Image